• Haber
  • “Yargı direnci” kıskacında Hrant Dink cinayeti davası

    “`html

    Hrant Dink’in Katilinin Peşinde 19 Yıl: Adalet Mücadelesi Devam Ediyor

    Agos Gazetesi’nin eski Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesinin üzerinden 19 yıl geçti. Yıllar geçse de cinayetle ilgili tüm detayların aydınlatıldığını söylemek oldukça zor.

    Dink ailesinin avukatlarından Hülya Deveci, çok sayıda hakim ve savcının yer aldığı yargılamaların ardından geldiğimiz noktada, “bir yargı direnci” ile karşılaştıklarını ifade ediyor. Deveci, “Bu soruşturma ve dava süreçlerinde eksiklikler bulunmakta ve cinayetin gerçek yüzünün ortaya çıkmasını engelleyen durum, cinayete giden sürecin yeterince araştırılmamış olmasıdır. Yıldır bu konuda bir yargılamama direnci ile mücadele ediyoruz.” şeklinde konuştu.

    Dink ailesinin avukatları, son yargılamada bazı sanıklar üzerinde “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım” suçlamasıyla zaman aşımı nedeniyle verilen düşme kararına itiraz etti. Ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, Dink ailesinin itirazını “suçtan zarar gören” olmadıkları argümanıyla reddetti. Kısa Dalga‘dan Canan Coşkun’un haberine göre, bu karar şok etkisi yarattı.

    Avukat Deveci, işlenen bu cinayet nedeniyle böyle bir uygulamanın hukuken doğru olmadığını vurguladı: “Bu, Ceza Usul Hukuku’nun çok dar bir biçimde yorumlanması anlamına geliyor. Mahkemeler, davaya müdahale hakkı için gerekli olan ‘suçtan zarar görme’ koşulunu, kanunda bir düzenleme olmayışına rağmen dar bir şekilde ‘doğrudan zarar görme’ olarak uyguluyor. Bu durum, cinayet gibi bir suçta kabul edilemez.”

    Deveci tarafından “yargı direnci” olarak tanımlanan süreç, 2007’de Hrant Dink cinayetinin hemen sonrasında başladı. Örgütlerin bulunmaması, verilen beraat ve zaman aşımına uğrama kararları gibi birçok faktör, yargılama sürecinde etki yarattı. Bu durumu özetleyen önemli başlıklar arasında, bazı isimlerin soruşturma dışında bırakılması ve Dink ailesinin “suçtan zarar görmeyen” bir konumda değerlendirilmesi yer alıyor. Bu sürecin kritik noktalarını hatırlayalım:

    • 19 Ocak 2007’deki cinayetin ardından, açılan davanın ilk duruşması 2 Temmuz 2007’de İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı.
    • Cinayet sırasında 17 yaşında olan tetikçi Ogün Samast’ın dosyası, yaşından dolayı İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti.
    • Dava süreci, İstanbul Adalet Sarayı henüz inşa edilmemişken Sultanahmet’teki çocuk mahkemesinde ve Beşiktaş’taki eski Devlet Güvenlik Mahkemesi binasında yürütülüyordu.
    • Ogün Samast, mahkeme tarafından Dink cinayetini işlemesi ve ruhsatsız silah bulundurma gerekçesiyle 22 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.
    • Diğer 19 sanığın yargılanması 17 Ocak 2012’de, cinayetin beşinci yıldönümünden iki gün önce sonuçlandı. Mahkeme, cinayetin “örgüt kapsamında” işlenmediğine karar verirken, 19 sanıktan sadece üçü cezalandırıldı.

    Yargıtay’ın Kararı ve Sonrası

    Karar duruşması, salonunda büyük tepkilere sebep oldu. Dink ailesinin avukatlarından Fethiye Çetin, “Beş yıl geçti, bu süreçte Arat Dink ‘bizimle dalga geçtiler’ demişti. Özellikle Dink’in yaşamını kaybetme nedeninin sadece birkaç dikkatsiz kişinin eylemleri ile sınırlı olduğu anlaşılınca, bu duruma anlam veremedik.” dedi.

    2013 yılına gelindiğinde, Yargıtay 9. Ceza Dairesi, ilk mahkeme kararını bozarak yürütülen yargılama sürecinin yeniden başlamasına neden oldu. Dink ailesinin avukatları, sorumluluk taşıyan kamu görevlileri hakkında gerçekleştirdikleri suç duyuruları neticesinde, birçok kişi sorgulanarak ifadesi alındı.

    Kamu Görevlileri ve Soruşturmalar

    Trabzon’da yapılan ilk yargılamada, jandarma ve emniyet personeli hakkında “ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla dava açıldı. 2014 tarihinde, aralarına ünlü isimlerin de dahil olduğu 26 kişi hakkında iddianame hazırlandı. Tüm bu davalar birleştirilerek İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen tek bir dava haline getirildi.

    İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava boyunca, birçok hakimin ve heyetin değişmesi dikkat çekti. 17 Temmuz 2019’da, Yasin Hayal ve Erhan Tuncel gibi sanıklara ceza verilirken, diğer birçok sanık beraat etti.

    Hukuki Süreç Devam Ediyor

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yeniden açılmış davalarla birlikte Hrant Dink cinayeti davasının bir parçası olan sanıklar hakkında yeni iddianameler hazırladı. 20 Mart 2023’te yeni dava açıldı; ancak zaman aşımı gerekçesiyle birçok sanığın dosyası kapandı. Dink ailesi avukatları, tüm bu sürece karşı itirazlarını sürdürmeye devam ediyor.

    Son olarak, Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuru “yaşam hakkının ihlal edildiği” yöndeki iddialar gerekçesiyle reddedildi. Dink ailesinin adalet mücadelesi durmaksızın devam ediyor ve davanın sonlanması için kararlılık sergiliyorlar.

    Geçmişten Günümüze: Hrant Dink’in Hatırası

    Hrant Dink’in ölümünün üzerinden geçen 19 yıl, Dink ailesinin adalet arayışını sonlandırmadı. Aile avukatları, “Gideceğimiz pek çok yol var. Her birini inanç ve kararlılıkla devam ettireceğiz. Dava sona ermeyecek.” mesajını veriyor. Hrant’ın arkadaşları ise, “Biz bitti demeden bu dava bitmez.” diyerek mücadelelerine devam ediyorlar.

    “`

    5 mins